Kocaeli ve Ankaragücü deplasmanları, içerde Bursa galibiyetiyle biraz olsun işlerin yoluna girdiğini düşünmeye başlamıştım ama işin gerçeği pek öyle değilmiş. Beklenmedik bir şekilde 1-0 öne geçiyorsun ama çok basit hatalarla gol yiyorsun, 2-1 öne geçiyorsun, rakip kaleci atılıyor, bundan büyük avantaj olamaz diyorsun ama yine sıradan bir kaleci-defans anlaşmazlığıyla skoru eşitliyorsun. Maçın skorunu her daim Fenerbahçe değiştirdi, ofans ne kadar çabalarsa çabalasın defans hattı bu kadar basit hatalar yapınca avantajı çok basit bir şekilde bitiriyorsunuz. Aragones şu takım içinde en son suçlanacak isim bana göre, Gökhan-Lugano-Edu-Carlos-Maldonado-Selçuk isimlerine basit hatalar yapın diye tembihlemiyor olsa gerek, eğer kafaya oynayan büyük bir takımsanız bu kadar kolay hata yapmamalısınız, mutlaka gol yersiniz ama bu şekilde yemek en acı verici olanı olsa gerek. 9 Kasım’da kritik bir maç var, “ya herru ya merru” zamanı geldi.
Bu arada değinmeden geçmeyelim, Fenerbahçe dergisinin kapağı şaka gibi. “Kaos, kriz, başarısızlık birileri için bahane, İSTİKRAR şahane.” şeklinde bir başlık atmışlar. İstikrarın anlamı ancak bu kadar çarpıtılabilir, Aragones’i 9 hafta içinde kovmadıkları için mi istikrarlı olunuyor. Güldürmeyin kendinize …











